ALTINÇAĞDA BİLİM VE TEKNOLOJİ

TEKNOLOJİDE BÜYÜK İLERLEMELER GÖRÜLECEK

İçinde yaşadığımız yüzyıl, özellikle de son çeyreği, teknolojinin gelişimi açısından dünya tarihinde görülmemiş bir hıza sahne olmuştur. Bundan 100 sene önce ismi bile bilinmeyen pek çok teknolojik araç hayatımızın vazgeçilmez parçaları haline gelmiştir. Hatta bundan 10 sene önceki teknoloji ile günümüzdeki teknoloji arasındaki fark hayal edilemeyecek boyutlara ulaşmıştır. Şu anki gelişmeler bize Altınçağ'da yaşanacak olan ilerlemeler hakkında da çok önemli işaretler vermektedir.

AHİR ZAMANDA TEKNOLOJİDE YAŞANACAK HIZ

20. yüzyılın son yirmi yılı teknolojinin gelişimi açısından Dünya tarihinde görülmemiş bir hıza sahne olmuştur. Yıllar önce varlığından bile haberdar olunmayan pek çok teknolojik alet, insan hayatının "olmazsa olmaz" parçaları haline gelmiştir. Örneğin 1980 tarihli dergilerde uzay teknolojisi olarak nitelendirilen cep telefonları günümüzün en yaygın iletişim aracı halini almıştır. Bilim ve teknoloji alanında yaşanan bu hızlı gelişme, Kuran ahlakının hakim olacağı Altınçağ'da yaşanacak olan büyük ilerlemeler hakkında da bizlere bir fikir vermektedir.

 

Tarihte ilk ses kaydı 1877 yılında Thomas Edison tarafından yapılmıştır. Son 20 yılda yaşanan gelişmeler ise gerek ses kalitesinde gerekse şiddet ve kayıt sisteminde mükemmeli yakalamayı hedelemektedir.

 

20. yüzyıldaki en büyük gelişme hiç kuşkusuz bilgisayar teknolojisinde yaşanmıştır. İlk bulunduğu dönemde çok hantal bir görünüme sahip olan bilgisayarlar, özellikle de son 20 yılda internet teknolojisinin de katkısıyla çok hızlı bir gelişme göstermiştir. Tıptan eğitime, bilimden günlük hayata kadar insan hayatında çok önemli bir yer edinen bilgisayarlar, beraberinde çok büyük kolaylıklar ve yenilikler de getirmiştir.

   

 

 


1960'lara kadar sadece siyah-beyaz görüntülü olan televizyonlardan özellikle de son 20 yıl içinde çok büyük bir gelişme gösterilmiştir. Görüntü ve ses kalitesi artmış, üç boyutlu televizyonların kullanımageçmesi için çalışmalar hızlanmıştır.

   

 

Graham Bell'in ilk telefonu bulmasının ardından iletişim konusunda çok hızlı gelişmeler yaşanmıştır. Özellikle de cep telefonunun bulunmasından sonraki 20 yıl içinde iletişim çok büyük bir hız kazanmıştır. Cep telefonundan görüntülü telefonlara geçiş sadece birkaç on yıl içinde gerçekleşmiştir.

 

Altınçağ'da teknolojide yaşanacak olan ilerlemeler, insanların hayatlarında çok büyük bir konfor ve kolaylık sağlayacaktır. Eskiden sadece hayal edilebilen pek çok yenilik, teknolojinin gelişmesi sayesinde hayatın her anına yayılacaktır. İnsanlar evlerinde, işlerinde, okullarında bu gelişmeler sayesinde çok büyük kolaylıklar yaşayacak, rahat, eğlenceli ve zevkli ortamlara kavuşacaklardır. Ev hayatında bilgisayarların kullanılması insanlara hız kazandıracaktır. Örneğin her türlü alışveriş, ağır işler, güvenlik, ısıtma, havalandırma, elektrik, acil durum sistemleri bilgisayarlar aracılığıyla kontrol edilecek, robotlar çoğu işte insan gücünün yerini alacaktır. İnsanlar evlerinde otururken ya da televizyon izlerken tüm işlerini robotlar sayesinde, otomatik işlemlerle halledebileceklerdir. Evlerin temizlenmesi, bozuk olan her türlü aletin onarılması, hareketli mikroçipler sayesinde evdeki toz ve akarların tamamen ortadan kaldırılması, bilim adamlarının gelecekte robotlarla halletmeyi planladığı konuların başında gelmektedir. Altınçağ'da tüm bu planlar gerçekleşecek, insanların vaktini alan her türlü iş teknolojik aletler tarafından halledilecektir.

Teknoloji dünyanın tüm güzelliklerini insanların önüne serecek, üç boyutlu ortamlarda, sanal televizyonlarla pekçok yeri gezmelerini, eğlencelere katılabilmelerini, zeka geliştirecek oyunlarla oynayabilmelerini mümkün kılacaktır. İnsanlar sanal ortamlarda pek çok tecrübeyi önceden edinebilecek, kendilerini geliştirebilecek ve eksikliklerini giderebileceklerdir.

Eğitim sistemi bilgisayar ve internet teknolojisinin gelişmesi ve daha geniş bir alana yayılmasıyla çok köklü bir değişim gösterecektir. Çocukların ev ortamından tüm eğitimlerini takip etmeleri sağlanacaktır. Bunun yanında okuma ve ezber ağırlıklı eğitim yerine, çocukların sanal ortamda deneyim kazanarak, bizzat uygulayarak ya da internet televizyonları aracılığıyla görsel olarak öğrenebilecekleri bir sistem hayata geçirilecektir. Günümüzde sadece çok kısıtlı alanlarda uygulanan sanal ortamda eğitim, insanlara çok büyük bir kolaylık sağlamakta, tecrübe kazanılmasına imkan tanımaktadır. Örneğin, pilot eğitimi sırasında kullanılan sanal uçaklarda pilotlar her türlü kazaya, hava şartına, teknik hatalara karşı tecrübe kazanmaktadır. Altınçağ'da bu şekilde bir eğitim tüm iş dallarında ve eğitimde hayata geçecek, bu şekilde pekçok hatanın, eksikliğin önüne geçilebilecektir.

Altınçağ'da eğitim alanında yaşanacak olan bu köklü değişimin en önemli özelliği ise bu tip gelişmelerden tüm dünya halklarının adil bir şekilde faydalanmasını sağlamak olacaktır. Her dönemde olduğu gibi Altınçağ'da da, Kuran ahlakına uyan insanlar layık oldukları tüm güzelliklere, konfora ve kolaylıklara kavuşacak, bolluk ve bereket içinde yaşayacaklardır.


ULAŞIMDA YAŞANACAK GELİŞMELER

Altınçağ'da teknolojik alanda yaşanan gelişmeler yeni enerji kaynaklarının kullanımına imkan sağlayacaktır. Böylece ulaşım araçlarında kullanılan ve hava kirliliğine neden olan fosil yakıtların yerini, kalıntı bırakmayan güneş ya da rüzgar enerjisi gibi yakıtlar ya da elektrik alacaktır. Bu şekilde araçların insanlara verdikleri tüm rahatsızlıklar da ortadan kaldırılacaktır.

 

Altınçağ'da ulaşım teknolojisinde yaşanan gelişmeler insanların rahatını, güvenliğini ve konforunu sağlayacak, zaman kaybını en aza indirecektir. Yeni yapılan yollar ve araçlarla kaza riski en aza indirilecek, bunun için gereken her türlü önlem alınacaktır.

Ulaşımın büyük bir bölümü yeraltından olacak, bu şekilde görüntüyü bozan her türlü ayrıntı ortadan kaldırılmış olacaktır. Bunun sonucunda trafik sorunu da ortadan kalkacak, çok daha güzel ve estetik bir ortam oluşacaktır. Ulaşım araçlarında kullanılan ve hava kirliliğine neden olan yakıtların yerini kalıntı bırakmayan güneş ya da rüzgar enerjisi gibi yakıtlar ya da elektrik alacak. Böylece bu şekilde oluşan rahatsızlıklar engellenecektir.

Ses hızını aşan uçaklarda, trenlerde ve diğer çok gelişmiş ulaşım araçlarında insanların ihtiyaç duyabileceği her türlü konfor bulunacaktır. Altınçağ'daki tüm bu teknolojik gelişmeler maddi imkanı olan belli bir kesimin kullanabildiği araçlar olmaktan çıkıp, tüm insanların kullanımına sokulacaktır. İslam ahlakının yaşandığı bu dönemde herkese aynı güzellikler, aynı imkanlar eşit olarak dağıtılacak, insanlar arasındaki ayrımlar kesin olarak ortadan kalkacaktır.


Ulaşımın büyük bir bölümü yeraltından olacak, bu şekilde görüntüyü bozan her türlü ayrıntı ortadan kaldırılmış olacaktır. Bunun sonucunda trafik sorunu da ortadan kalkacak, çok daha güzel ve estetik bir ortam oluşacaktır.


Buharlı trenlerden ses hızındaki trenlere geçiş çok hızlı olmuştur. Fakat Altınçağ'da ulaşım alanındaki hedeflerin başında hızın yanında insanların güvenliği, rahatı ve konforu olacaktır


İLETİŞİM ALANINDA YAŞANACAK OLAN GELİŞMELER

Altınçağ'da yaşanacak olan gelişmelerden biri de iletişim alanında olacaktır. O dönemde dünyanın dört bir yanındaki insanlarla çok hızlı ve çok çabuk haberleşme sağlanabilecek, bilgi alışverişinde bulunulacaktır. Özellikle de uyduların haberleşme alanında sağladığı kolaylıkların tüm insanların kullanımına sunulmasıyla haberleşmede çok büyük bir hız kazanılacaktır. Sesle haberleşmenin yerini telefon edenlerin hem sesini hem de üç boyutlu görüntüsünü yansıtan holografik telefonlar alacaktır.


BİLGİSAYAR VE İNTERNET TEKNOLOJİSİ İNSANLIĞIN HİZMETİNDE

Ahir zamanda hayatın bu kadar büyük bir bolluk ve bereket içinde olmasında hiç şüphesiz bilgisayar teknolojisi çok önemli bir yer tutacaktır. Artık insan hayatının her aşamasında çok büyük kolaylıklar sağlayan bilgisayar, günlük hayatta, iş hayatında, şehir planlamasında, tıpta, iletişimde, sanatta çok büyük bir hız kazandırmaktadır. Altınçağ'da ise bu gelişmeler daha da büyük bir hız kazanacak ve her türlü gelişme insanlığın hizmetine sunulacaktır.

Bu arada 20. yy'da yaşanan en önemli gelişmeler arasında sayılan "İnternet ağı"da insanlık tarihinde bir çığır açmıştır. Dünyanın dört bir yanındaki insanların saniyeler içinde birbirlerine ulaşabilmeleri, bilgilerini paylaşabilmeleri, konuşabilmeleri, tartışabilmeleri, kısacası her şekilde haberleşebilmeleri uluslararası internet ağı sayesinde mümkün hale gelmiştir. Artık birşey öğrenmek, bir kütüphanede araştırma yapmak, uluslararası bir teşkilatın raporlarını incelemek, dünyada gelişen olaylara, teknolojik gelişmelere ve bu konuda yapılan yorumlara ulaşmak insanların yalnızca birkaç dakikasını almaktadır. Böylece tüm insanların uzun yıllar araştırmalar yapıp, inceledikleri bilgiler, hiç emek harcamadan insanların kullanımına açılmıştır.

 

 
Internet sayesinde Dünya üzerindeki tüm gelişmeler herhangi bir fark gözetilmeden, tüm halklara bilgi olarak anında ulaştırılabilmektedir. Bu şekilde insanlar arasında bilgi paylaşımını engelleyen tüm problemler tamamen ortadan kalkmıştır. Bilim ve teknolojinin ilerlemesiyle giderek daha da hız kazanan internet, Altınçağ'da çok daha gelişmiş haliyle insanların hizmetinde olacaktır.
 

 
Altınçağ'da fiber optik kablolardan yapılan iletişim sayesinde kısa-uzak mesafesi tamamen ortadan kalkacaktır. Bu kabloların tüm dünya üzerinde geniş bir ağ oluşturması sayesinde bilgi alışverişi ve haberleşme çok büyük bir hız kazanacak, milyonlarca kitabın içerdiği bilgiyi bir saniyeden az zamanda kıtalar arası taşıma imkanı doğacaktır.

İnternet sayesinde dünyada var olan bilgi birikiminin insanlar arasında paylaşılmasını engelleyen tüm problemler tamamen ortadan kalkmıştır. Dünya üzerindeki tüm gelişmeler herhangi bir fark gözetilmeden, tüm halklara bilgi olarak anında ulaştırılabilmektedir. Giderek daha da gelişen internet teknolojisi kuşkusuz ilerleyen dönemlerde çok daha gelişmiş haliyle kullanımda olacaktır.

Burada çok önemli bir noktaya dikkat çekmek yerinde olacaktır. Dünya tarihi incelendiğinde, insanlığın hiçbir dönemde böylesine büyük gelişmeler yaşamadığı görülmektedir. Özellikle teknoloji alanında 20. yüzyıl boyunca yaşanan gelişmeler geçmiş dönemlerde yaşanmamıştır. Bundan yalnızca 100 yıl önce bir insana dünyanın bugünkü durumu gösterilmiş olsa kuşkusuz çok büyük bir şaşkınlık yaşardı. Hatta 100 yıl önce değil, bundan 15-20 yıl önce bir insana internet teknolojisinden bahsedilse, bunu son derece uzak, belki 100 yıl sonra ancak ulaşılabilecek bir gelişme olarak değerlendirirdi. İşte tüm bu gelişmeler, insanların çok önemli dönemlere yaklaşmakta olduğunun işaretleridir. Görülen odur ki, yaklaşmakta olan Altınçağ her türlü teknolojinin en üst seviyede yaşandığı, insanların önüne binlerce nimetin sunulduğu, son derece ihtişamlı bir dönem olacaktır.


ENERJİDE TEKNOLOJİK DEVRİM

Sanayi devrimiyle birlikte başlayan enerji çağı, 20. yüzyılda yaşanan teknolojik gelişmelerle çok büyük bir önem kazanmıştır. Eldeki verilere göre önümüzdeki 50 yıl içinde dünya nüfusu ikiye katlanacak ve bu nüfusun enerji kullanımı şu andakinden üç kat fazla olacaktır. Bunun yanında en iyimser tahminlere göre dünya üzerindeki petrol rezervlerine 40 yıl ömür biçilmektedir. Doğal gaz ise daha kısa bir sürede tükenecektir. İşte bu hesaplamalar bilim adamlarını hem daha ucuz, hem daha rahat bulunan enerji kaynakları arayışına itmiştir. Petrolün yerini alacak olan bu enerji kaynakları için birkaç ana başlık üzerinde durulmaktadır: Güneş, rüzgar ve su.

Güneş, rüzgar ve su gibi çevreye zarar vermeyen kaynaklardan enerji elde edilmesi önümüzdeki yüzyılların en önemli gelişmeleri olarak düşünülmektedir. Örneğin rüzgar enerjisinin kullanılması özellikle sahil kentlerinin ekonomisinde çok büyük bir atılıma neden olacaktır. Kendi kaynaklarından üretim yaptıkları için dışa bağımlılıkları azalacak ve halkın refahı için çok önemli gelişmeler sağlanabilecektir. Özellikle de rüzgarın tükenmeyen ve elde etmek için çaba gerektirmeyen bir enerji olması bilim adamlarını bu konuda çalışma yapmaya teşvik etmektedir.

Yeryüzüne 20 gün içinde düşen güneş ışığının, dünyanın toplam enerji rezervlerinin içerdiği tüm enerjiye denk olduğu düşünülürse, bu enerjinin hayatın her alanında kullanıma geçmesinin en kadar önemli oldul daha iyi anlaşılacaktır.

 

Güneş ve rüzgar enerjisinin yaygın olarak kullanıma geçirilmesiyle Altınçağ'daki enerji sorunu tamamen ortadan kalkacaktır. Evlerde, ulaşımda, ısıtmada, elektriğe dayalı her türlü ihtaçla bu enerjilerden faydalanılacaktır.

Araştırmaların ikinci bir kolunu da Güneş'ten elde edilecek olan enerji oluşturmaktadır . Yeryüzüne bir yılda düşen güneş ışığı enerjisi ise, hali hazırda kullandığımız toplam enerjinin 15 000 katı kadardır. Yirmi günlük gün ışığı, dünyanın toplam rezervlerinin içerdiği tüm enerjiye denktir. Dolayısıyla bu kaynakların yaygın olarak kullanıma geçirilmesiyle Altınçağ'da herhangi bir enerji ihtiyacı olmayacak, sanayi ve teknolojide Güneş, su ve rüzgardan çok büyük bir rahatlıkla faydalanılacaktır.

BİLİMDE YAŞANACAK GELİŞMELER

İnsanın çevresini saran harikuladelikleri fark edebilmesi, güzellikleri anlayabilmesi için düşünmesi ve incelemesi gerekir. Kuran'da insanlar her zaman çevrelerindeki yaratılış delillerini görebilmek için düşünmeye davet edilmişlerdir. İnsan ancak bu şekilde Allah'ın canlılar üzerinde tecelli ettirdiği üstün aklı ve ilmi taktir edebilir. Yeryüzünün, gökyüzünün, hayvanların, bitkilerin ve insanların yaratılışında üzerinde düşünülmesi gereken incelikler saklıdır. Allah'ın insanları bu incelikler üzerinde düşünmeye daveti ayetlerde şu şekilde anlatılır:

O, biri diğeriyle 'tam bir uyum' (mutabakat) içinde yedi gök yaratmış olandır. Rahman (olan Allah)ın yaratmasında hiçbir 'çelişki ve uygunsuzluk' (tefavüt) göremezsin. İşte gözü(nü) çevirip-gezdir; herhangi bir çatlaklık (bozukluk ve çarpıklık) görüyor musun? (Mülk Suresi, 3)

İnsan bir baksın, hangi şeyden yaratıldı? (Tarık Suresi, 5)

Bakmıyorlar mı o deveye; nasıl yaratıldı? Göğe, nasıl yükseltildi? Dağlara; nasıl oturtulup-kuruldu? Yere; nasıl yayılıp-döşendi? (Gaşiye Suresi, 17-20)

Allah'ın bu emirlerinin yerine getirilmesi ile kuşkusuz bilim alanında geniş ufuklar açılmış olur. İnsanların düşünme, araştırma, inceleme konusundaki istekleri artar. İşte Kuran ahlakının yaşandığı bir ortamda meydana gelecek bu gelişmeler Altınçağ'da da en güzel şekliyle yaşanacaktır. Altınçağ, bilimsel alanda da dünya üzerinde bugüne kadar görülmemiş gelişmelere sahne olacaktır.

Altınçağ'da bilimin bu denli ilerlemesine ve olumlu sonuçlar vermesine neden olacak en büyük etken ise, o devirde bilim dünyasının bir takım dogmalardan ve yanlış hedeflerden kurtulacak olmasıdır. Son birkaç yüzyıl içinde, materyalist felsefe ya da Darwinizm gibi batıl inanışlar bilimin ilerlemesini olumsuz yönde etkilemiştir. Çok sayıda bilim adamı tümüyle yanlış olan bu gibi varsayımları ispatlamaya çabalamış, birer hiç uğruna büyük bir emek ve zaman harcamıştır. Altınçağ'da tüm evrenin ve canlıların Allah tarafından yaratıldığı gerçeği tüm bilim dünyası tarafından kabul edilecek ve böylece bilim doğru bir temel üzerine oturtulacaktır. Darwin'in hayallerini desteklemek ya da kimyasal silahlar, nükleer bombalar üretmek için kullanılmış olan bilimsel imkanlar, Allah'ın rızasına uygun bir biçimde insanlık yararına kullanılacaktır. Bu bilince ulaşan bilim adamları ise, insanlığa hizmet etmenin Allah'ın hoşnut olacağı bir tavır olduğunu bildikleri için, çok daha verimli bir biçimde çalışacaklardır.

Kuran ahlakının yaşandığı bir ortamdan insan hayatına çok büyük bir önem verilir. Bu nedenle de iman eden insanların bulunmdagu bir toplumda sağlık konularnda çık ciddi bir titizlik dikkat çeker. Ameliyatlarda, tedavi yöntemlerinde çok üstün bir teknoloji uygulanır. Uzman kişilerin yönetiminde, çok iyi koyullarda yapılan tıbbi çalışmalarda tek bir insanın hayatının kurtarılması için eldeki tüm imkanlar seferber edilir.

 

Robot teknolojisinin tıp alanında kullanıma girmesiyle ameliyatlarda hata payı en aza indirilecek ve çok hassas operasyonlar büyük bir kolaylıkla gerçekleştirilecektir.

 

Son yıllarda genetik konusu üzerinde çalışan bilimsel çevreler arasında en çok konuşulan konuların başında "İnsan Genomu Projesi" gelmektedir. Özellikle Amerika'da büyük bir hızla sürdürülen ve çok büyük maliyetlerle yürütülen proje sonuçlandığı takdirde insan sağlığına ve geleceğine yönelik çok büyük bir hizmet verecek. Projenin en önemli amaclarından biri insanın genetik yapısının çözülmesi ve bu sayede birçok hastalığın genetik temelinin ortaya çıkarılarak, önceden önlem alınabilmesidir. Hedeflerden biri de DNA molekülünün içinde şifrelenen bilgilerden her kişiye özel bir gen kartı oluşturmaktadır.

Bilim adamlarının üzerinde çalıştığı konulardan biri de kimlik tespitinde kullanılmak için DNA testi yapabilen küçük çiplerdir. Kişilerden alınacak olan bir saç teli ya da deri örneği bu küçük çipte test edilecek, eldeki veri bilgisayarlardaki bilgi bankasından taranacak ve böylece aranan kişi kolaylıkla bulunacaktır.

 


GENETİK BİLİMİNDE YAŞANACAK OLAN GELİŞMELER

Ahir zamanda teknolojik alanda yaşanan her gelişme tıp alanında da çok büyük ilerlemelere yol açacaktır. 20. yüzyılın ortalarında DNA'nın keşfedilmesi, tıp ve biyoloji alanında çok büyük bir çığır açmıştır. Aynı şekilde Altınçağ'da yaşanan her türlü bilimsel ve teknolojik gelişme de tıbbi çalışmaları hızlandıracak, hata payını çok düşürecek, hastalıklara teşhis konmasını kolaylaştıracak ve tedavi imkanlarını artıracaktır.

Tıpta yaşanacak olan ilerlemenin temelinde ise genetik bilimi yatacaktır. 21. yüzyılın bilimi olarak anılan genetik, insanın DNA şifresi üzerinde yapılan çalışmalarla, birçok hastalığın genetik temelinin ortaya çıkarılmasını hedeflemektedir. Bu konuda başlatılan İnsan Genomu Projesi, on sekizden fazla ülkenin ve binlerce bilim adamının katılımı ile 15 yıllık bir zaman diliminde DNA'nın sırlarını çözmeyi planlamaktadır. İnsan genomunun ayrıntılarıyla tespit edilip, bu geniş bilgi bankasının tüm bilim adamlarının kullanımına açılmasıyla insan sağlığı konusunda çok yeni bir dönem başlamış olacaktır. Bu projelerin öncelikli hedefleri DNA üzerinde yapılabilecek değişikliklerle insanı hastalığa yakalanmaktan korumak, vücudun ilaçlara nasıl tepki vereceğini önceden belirlemek, her insanın zayıf noktalarını belirleyip tedbir almasını sağlamaktır. Bu projeyle birlikte "kişiye özel" ilaç yapımı ve her bir kişinin tüm genetik özelliklerinin bulunduğu bir bilgi bankası, genetik kart konusu da gündeme gelmiştir. Bu şekilde birbirlerinden küçük de olsa farklılıklar gösteren hastalıklar arasında ayrım yapılabilecek ve kişiye özel tedavi imkanları ortaya çıkacaktır.

İşte tüm bu gelişmeler sonucunda Altınçağ'da insanlar doktor ya da ilaç bulamadıkları ya da geç veya yanlış tedavi yapıldığı için çaresizlik yaşamayacak, her ihtiyacı olana o an yardım edilecektir. Çünkü Kuran ahlakına uygun olan davranış zorluk içinde olanlara, hastalara yardım etmek, "can kurtarmak"tır. Kuran ahlakının eksiksiz olarak uygulandığı bir dönem olarak Altınçağ'da da, insan hayatına ve sağlığına büyük önem verilecektir.


TIPTA YAŞANACAK GELİŞMELER

Yukarıda da belirttiğimiz gibi, Kuran ahlakının yaşandığı bir ortamda insan hayatına çok büyük bir önem verilir. Bu nedenle de iman eden insanların bulunduğu bir toplumda sağlık konularında çok ciddi bir titizlik dikkat çeker. Herhangi bir insan ayrımı yapılmadan, fakir zengin, yaşlı genç demeden, herkesin sağlık sorunlarına çok büyük bir ihtimam gösterilir. Tek bir kişinin hayatı için gerekirse mevcut olan tüm imkanlar denenir, her türlü ihtimal değerlendirilir. Bir kişinin sağlığına kavuşabilmesi için her türlü harcama yapılır, örneği görülmemiş bir fedakarlık sergilenir. Çünkü Allah'ın Kuran'da tarif ettiği ahlakta bir insanı "diriltmenin" yani onun sağlıklı olması için çaba harcamanın karşılığı çok büyüktür. Bir ayette bu konuya şöyle dikkat çekilir:

…Kim bir nefsi, bir başka nefse ya da yeryüzündeki bir fesada karşılık olmaksızın (haksız yere) öldürürse, sanki bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de onu (öldürülmesine engel olarak) diriltirse, bütün insanları diriltmiş gibi olur… (Maide Suresi, 32)

Allah'ın bu ayetindeki emrine uyan Müslümanlar tıp konusunda çok ciddi çalışmalar yapacaklardır. Dolayısıyla Altınçağ'da, tıp alanında da bugüne kadar yaşanmamış bir gelişme görülecektir.


ŞEHİR PLANLAMASINDA YAŞANACAK OLAN GELİŞMELER

21.yy'da bilim adamları elde olan teknolojinin daha hızlı, daha geniş bir alanda ve daha pratik olarak kullanılabildiği imkanlar oluşturmak ve bunları tüm insanlığın hizmetine sunmak konusunda çalışmalar yapacaklardır.

Şu an üzerinde durulan konuların başında ise bilgisayar teknolojisinin insan hayatını kolaylaştırması, düzenlemesi ve işgücünü en aza indirmesi gelmektedir. Yıllar önce bilim kurgu filmlerinde izlenen ve sadece bu filmlerle kısıtlı kalacağı düşünülen pek çok teknolojik imkan, hayatı kolaylaştıran araçlar, konfor sağlamaya yönelik gelişmeler hayatımıza girmeye başlamıştır. Şu anda ileriye yönelik olarak hedeflenen konulardan biri ise büyük kentlerin bilgisayarlarla idare edilmesidir. Bu şekilde her türlü altyapı sistemi, acil yardım çalışmaları, trafik ve şehir planlaması, güvenlik, sağlık hizmetleri çok hızlanacaktır. Bir şehirde yaşayan insanlar hakkındaki her türlü bilgi de bilgisayarlarda kayıtlı bulunacağı için her türlü işlem çok büyük bir hızla sonuçlandırılacak, zaman kaybı en aza indirilecektir.

Şehirlerdeki güvenlik açısından da böyle bir sistem son derece faydalı olacaktır. Örneğin inşa edilen binalar gelişmiş teknoloji sayesinde çok şiddetli afetlere dayanıklı hale getirilebilecektir. Günümüzde bir şehir tek bir depremle, bir selle harap hale gelirken, Altınçağ'da binaların inşasında hem kullanılan malzeme açısından hem de imar yönünden çok gelişmiş teknikler kullanılacak, şehir ve binaların altyapısı her türlü zor koşula dayanabilecek hale getirilecektir. Bu şekilde insanların güvenliği teknolojinin tüm imkanları kullanılarak köklü bir şekilde sağlanacak, acil durumlar için gereken her önlem alınacaktır.

Enerji kaynaklarında yaşanacak olan değişiklikler sayesinde her şehir kendi enerjisini sağlayacak hale gelecektir. Sözkonusu enerji çeşitlerinin başında ise güneş ve rüzgar enerjisi gelmektedir. Şehirlerdeki güneş reaktörleri sayesinde ihtiyaç duyulan elektrik temini, su arıtma tesisleri, ısıtma gibi konular kolaylıkla halledilecek, şehirler ve ülkeler arasındaki enerji alışverişi azaltılacaktır. Sahil kentleri aynı enerjiyi su ya da rüzgardan sağlayabilecek, bu şekilde çok büyük bir enerji kazancı sağlanacak, fosil yakıtlardan arta kalan atıklar ortadan kalktığı için çevre kirliliği önlenmiş olacaktır. Her türlü besin ihtiyacı şehir içinde topraksız tarım yapılan bölgelerden sağlanacak, yüksek iletişim gücü sayesinde bilim ve teknoloji alanında yaşanan her gelişme anı anına bu şehirlerde de uygulamaya geçecektir.

Bunun yanı sıra, insanların yaşadığı alanlarda da estetik açıdan çok büyük gelişmeler görülecektir. Şehirlerdeki temizlik ve düzen bilgisayar sistemiyle kontrol edilecek, heryer yeşillendirilecek ve bu sistemi kimse bozmayacaktır. Günümüzde şehirlerde var olan karmaşa, kirlilik ve düzensizliğin nedeni Kuran ahlakının yaşanmamasıdır. Kuran ahlakı yaşandığında herkes çevresini daha fazla güzelleştirmeye, cennet ortamına benzetmeye çalışır. Sürekli yenilikler, güzellikler düşünür. Sahip olduğu büyük rahatlığı, konforu ve güzelliği için bunu kendisine bir lütuf olarak veren Rabbine şükreder. Ve Allah'ın şükreden kullarına vaat ettiği güzelliklere daha fazlasıyla sahip olur:

Rabbiniz şöyle buyurmuştu: "Andolsun, eğer şükrederseniz gerçekten size arttırırım ve andolsun, eğer nankörlük ederseniz, şüphesiz, benim azabım pek şiddetlidir. (İbrahim Suresi, 7)

Bir başka ayette ise, Allah'ın, çok güzel bir şehirde yaşamakta olan İrem halkına verdiği öğüt şöyle bildirilmektedir:

Rabbinizin rızkından yiyin ve O'na şükredin. Güzel bir şehir ve bağışlayan bir Rabbiniz var. (Sebe Suresi, 15)