DÜNYA İSLAMA KOŞUYOR

Ve insanların Allah'ın dinine dalga dalga girdiklerini gördüğünde,Hemen Rabbini
hamd ile tesbih et ve O'ndan mağfiret dile.
Çünkü O, tevbeleri çok kabul edendir.
(Nasr Suresi, 2-3)  
 

21. YÜZYIL, ALLAH'A YÖNELİŞİN MÜJDESİNİ VERMEKTEDİR

Geçen yüzyıl savaşlar, zulümler, toplu katliamlar, ırkçı saldırılarla dolu, soykırımların yaşandığı bir yüzyıldı. Bu belaların sebepleri ise 19. yüzyılda hazırlanmaya başlamıştı. İlkçağlardan beri maddenin mutlak varlık olduğunu iddia eden maddeci düşünce, Darwin'in 19. yüzyılda ortaya attığı evrim teorisiyle güç bulunca, dinsiz ideolojilerde geniş çaplı bir yayılma oldu. Bu ideolojiler bir anda toplumların hayat felsefesi haline geldi.

Materyalist ideolojilerin toplumlarda uygulanmasıyla, zayıfı ezen, devlet kurumuna karşı, aile kavramını hiçe sayan, barış, huzur, kardeşlik tanımayan, sevgi, vefa, saygı gibi manevi değerlerden uzak, sanattan, bilimden zevk almayan nesiller ortaya çıktı. Ahlaki değerleri yok sayan, yalnızca maddeye önem veren bu anlayışın hakim olmasıyla, insanlar adeta ruhsuzlaştırıldı. Allah'ın varlığını ve dini inkar eden bir dünya oluşturmaya çalışan materyalistler, insanlara, hiç kimseye karşı sorumlulukları olmadıkları ve hiç kimsenin hakkını gözetmeden diledikleri gibi yaşayabilecekleri yalanını empoze ettiler.

Bunda da kısmen başarılı oldular ve ortaya dinden tamamen uzak yaşayan ve insani duygulardan uzaklaştırılmış bir nesil çıktı. Darwinist eğitimle yetişen bu nesil, üniversitede hayat felsefesi olarak Darwinizm'in "güçlü olan yaşar, zayıf olan elenir", "hayat bir mücadeledir", "gelişmek için savaşmak gerekir" telkinlerini almış, bu telkinlerle dolu Darwinist kitapları okumuş bireylerden meydana geliyordu. Bunun neticesinde toplumda giderek artan sayıda dinsiz, Allah inancı olmayan, ahirete inanmayan, hesap gününü düşünmeyen insanlar meydana geldi. Üniversitelerde hocalar, siyaset yapan politikacılar, sanatçılar, sporcular, aydınlar, bilimadamları felsefe olarak materyalizmi benimsedikleri için, konuşmaları, fikirleri, ortaya çıkardıkları eserler hep bu dinsizliğin birer ürünü oldu. Bilim adamları yaptıkları keşifleri, yaratılış gerçeği yerine evrim safsatasına bağladı; edebiyatta, sanatta ortaya çıkan her eserin ana fikri materyalizme dayandırıldı; siyasetçiler, üniversite hocaları, aydınlar yaptıkları her konuşmada bu dinsiz felsefeyi övdüler.

İşte 19. yüzyılda filizlenmeye başlayan dinsiz ideolojilerin dünya toplumlarına hakim olmasının sonucunda, 20. yüzyıl belaların ve sıkıntıların çağı olarak tarih sahnesinde yer aldı.

Ancak artık 20. yüzyıl geride kaldı. Şu an 21. yüzyılda; yepyeni bir çağdayız. Geçtiğimiz yüzyılda materyalist felsefenin, -hangi isimle ortaya çıkarsa çıksın- yıkımdan başka bir şey getirmediğini gören dünya insanları artık Allah'a yöneliyor. Özellikle 20. yüzyılın son dönemlerinde başlayan bu dine ve maneviyata geri dönüş, hızlı bir akımla tüm dünyayı sardı. Allah'a inanan, dua eden, yaratılış delillerini gören, aile, devlet, millet, ahlak gibi kavramlara hak ettikleri gerçek değeri veren toplumlar oluşmaya başladı.

Elbette bunun en büyük nedeni, dinsizlik propagandası yapan faşist ve komünist ideolojilerin oluşturduğu sistemlerin insanlara yaşatmış olduğu yıkım, sefalet, acı ve zulümdür. Özellikle Rusya'da, dinsizliğin doğurduğu felaketlere tüm dünya defalarca şahit olmuştur. Ekonomik bunalım, ahlaki dejenerasyon, açlık... Tüm bunlar Darwinist hezeyanları temel alan komünist Rusya'nın ardında bıraktığı kara tablonun bir parçasıdır. İşte tüm bu yaşananlar dünya insanlarına ders olmuş ve özellikle Batı dünyasında Allah'a yöneliş hız kazanmıştır.

Bu ani dönüş, birçok alanda çarpıcı bir şekilde kendini göstermektedir. Dünyanın önde gelen liderleri, politikacılar, askerler, hukukçular, sanatçılar, sporcular, bilim adamları, aydınlar Allah'a olan inançlarını açıkça ortaya koymaktadırlar. 20. yüzyılın Stalin, Lenin, Hitler, Mussolini gibi dinsiz, kanlı, zalim liderlerinin ve Marx, Engels gibi felsefecilerinin aksine 21. yüzyılın çağdaş liderleri Allah inancının, maneviyatın ve barışın önemini kavramışlardır.

Liderlerin yanısıra sanatçılar, bilimadamları, sporcular, yazarlar, aydınlar artık çalışmalarında, yaptıkları açıklamalarda Allah'ın ismini anarak, Batı'da dine ve maneviyata yönelişin önemini ifade etmektedirler. Son yıllarda düzenlenen ödül törenlerinde sanatçıların büyük çoğunluğu Allah'a olan şükranlarını dile getirmekte, sporcular başarılarının Allah'ın bir lütfu olduğunu belirtmekte, birçok bilimadamı yaratılış gerçeğini kabul etmektedir. Aynı şekilde 21. yüzyıl insanları da bu önemli gerçeğin bilincindedirler. Tüm bu gelişmeler 19. yüzyılda yaygın olarak benimsenen materyalist felsefenin, 21. yüzyılda yerini tekrar Allah inancına, doğruya, barışa, güzel olana bıraktığını göstermektedir.

Bu, Allah'ın insanlara vaadidir:

De ki: "Hak geldi, batıl yok oldu. Hiç şüphesiz batıl yok olucudur." (İsra Suresi, 81)


ALLAH'A YÖNELİŞİN TOPLUMDAKİ YANSIMALARI

Son yıllarda medyada "Allah'a inanıyorum", "her gece dua ederim, "Allah'a şükretmediğim tek bir günüm bile geçmiyor.", "Allah sizi ve ülkemizi korusun", "Allah'a teşekkür ederim" gibi başlıklı haberlere çok sık rastlıyoruz. Ancak bu haberlerde üzerinde dikkatle durulması gereken nokta bu sözleri kimlerin söylediğidir. Bu sözlerin sahipleri dünyada milyonlarca kişinin beğeniyle izlediği sanatçılar, gençlerin şarkılarını ezbere bildiği şarkıcılar, insanların maçlarını takip ettiği sporcular veya dünya politikasına yön veren ülkelerin liderleridir. Toplumun önde gelen kişileri, bu sözleriyle tüm dünyada büyük bir hızla yayılan Allah'a yönelişin en somut örneğini sergilemektedirler. Bu insanlar inançlarını dile getirmekten hiç çekinmeden, her fırsatta Allah'a olan sevgilerini ve bağlılıklarını vurgulamaktadırlar. Sanatçılar, kendileriyle yapılan röportajlarda, albümlerinin kapaklarında, çevirdikleri filmlerde, söyledikleri şarkılarda, ödül törenlerinde; politikacılar günlük hayatlarında, konuşmalarında kısacası her fırsatta Allah'a karşı olan bağlılık duygularını anlatmaktadırlar.


İngiltere Başbakanı
Tony Blair

İngiltere ve Amerika gibi dünyanın en gelişmiş ülkelerinin başında olan liderler de yaptıkları birçok konuşmada Allah'a yönelişin, manevi değerlerin insanlık açısından öneminin üzerinde durmaktadırlar.

Örneğin dindar kimliğiyle tanınan İngiltere Başbakanı Tony Blair, 2001 yılı Ocak ayında düzenlenen bir toplantıda İslam'daki sosyal adalet kavramının kendisini çok etkilediğini söylemiştir. Ve yine Kuran'da yer alan zekatı örnek vererek yardımlaşmanın toplumlarda yaygınlaşmasını umduğunu dile getirmiştir. Tony Blair'in bu sözleri, tüm dünyada Kuran ahlakına yönelişe büyük bir ihtiyaç olduğu ve bu sürece hızla girildiğini göstermektedir.


ABD Eski Başkanı
Bill Clinton

İngiltere'nin yanısıra dünyada en çok söz sahibi olan ülkelerden olan Amerika'da da durum farklı değildir. Amerika'nın eski başkanı Bill Clinton, 1997 senesinde inanç özgürlüğüyle ilgili bir genelge yayınlayarak her kesimden insanın huzur ve güvenlik içinde ibadetlerini yerine getirmesine imkan sağlamıştır. Bunun yanısıra İslam dinine olan hayranlığını defalarca dile getirmiş, tüm dünyada barışın sağlanması için insanları Allah'a dua etmeye davet etmiş, Kuran'dan ayetleri örnek vererek insanları dine yönelmeye teşvik etmiştir. Bill Clinton ayrıca, tarihin en büyük buluşlarından biri olan Genom Projesi'nin açıklanmasının ardından tüm dünyaya hitaben yaptığı konuşmasında, "Allah'ın yaşamı yarattığı dili öğreniyoruz'' diyerek başladığı sözlerini "Allah'ın en kutsal armağanının ne kadar harika, güzel ve karmaşık olduğunu daha yakından anlıyoruz'' diyerek tamamlamıştır. 1 Clinton, bu sözleriyle tüm dünyada hızla yayılan Allah'a ve yaratılış gerçeğine dönüşü dile getirmiştir. Yine 19 Ocak 2001 tarihinde Amerikan halkına hitaben yaptığı "Veda Konuşması"nı da şu sözlerle noktalamıştır: "Allah sizi korusun, Allah Amerika'yı korusun."


ABD Başkanı
George J. Bush

Yeni başkan olan George W. Bush da, başkanlık seçimleri öncesinde Amerika'da devlet okullarında Yaratılış'ın okutulması gerektiğini vurgulamış, dini ve ahlaki eğitime önem verilmesi gerektiğini dile getirmiştir.

Son olarak Newsweek dergisinin Ocak 2001 sayısındaki bir makalede Meksika'nın yeni başkanı Vicente Fox'un, yaklaşık bir yüzyıldan sonra ülkenin yönetimini ele alan en açık dindar olduğu yazılmıştır. Tüm bunlar artık Batı'nın yeni liderlerinin Allah'a yönelişin önemini kavradıklarını açıkça göstermektedir.


Meksika Başkanı
Vincente Fox

Dünya liderlerinin yanısıra sanat dünyasında da Allah'a dönüşün izleri açıkça görülmektedir. Dünyaca ünlü sinema oyuncularının her biri artık demeçlerinde Allah'a olan inançlarını vurgulamaktadırlar. Örneğin sinema dünyasının önde gelen isimlerinden Oscar ödüllü sinema oyuncusu Denzel Washington, bir röportajında başından geçen bir olay için "bu Allah'ın planı, benim değil", "şu an bulunduğum yere Allah'ın yardımıyla geldim" diyerek Allah'a ve kadere olan inancını ve Allah'a olan güvenini dile getirmiş, ayrıca çocuklarını da Allah inancıyla yetiştirdiğini belirtmiştir. 2

Ünlü komedyen Jim Carrey ise bir röportajında sahip olduğu yetenek için Allah'a şükrettiğini açıkça dile getirmiştir.

Bunların yanısıra Arnold Schwarzeneger, Mel Gibson, Sharon Stone, Jean-Claude Van Damme gibi birçok ünlü de yaşadıkları debdebe dolu hayatın geçiciliğini anlayıp, Allah inancına yönelen ünlülerdir.


Dünya üzerinde milyonlarca insanın izlediği filmlerde, son yıllarda sık sık dini temalar işlenmeye başlanmıştır. Yukarıda bu filmlerin bazılarından alınmış kareler ve tanıtımlar görülmektedir.

Sinema oyuncularının Allah'a yönelişlerindeki bu dikkat çekici artışın yanısıra son yıllarda çevrilen Holywood filmlerinde dini temaların işlenmesi de bu açıdan önemlidir. Milyonlarca dolar masraf yapılarak, en son teknoloji kullanılarak çekilen "Armageddon", "End of Days" (Şeytanın Günü), "Resurrection" (Diriliş), "Devil's Advocate" (Şeytanın Avukatı) gibi filmlerde senaryolar Allah inancı, kıyamet günü, melek, şeytan, kader konuları üzerine kurulmuştur.

Sanat dünyasının müzisyen çevresinde son yıllarda yaşanan Allah inancına yönelişin örneklerini görmek mümkündür. Bunu anlamak için her yıl düzenlenen Müzik Ödülleri Törenleri'nden sadece birini takip etmek bile yeterlidir. Grammy, Brits, VH1, MTV Müzik Ödülleri gibi törenlerde ödül alan sanatçıların yüzde doksanı yaptıkları konuşmalarda ilk önce Allah'a teşekkür etmektedirler.

Örneğin ünlü genç şarkıcı Shakira, 2000 senesinde MTV'nin düzenlediği Müzik Ödülleri Töreni'nde ödülünü aldıktan sonra "bana bu hediyeyi verdiği için Allah'a teşekkür ederim" demiş, yine bir başka ünlü şarkıcı olan Lauryn Hill, 1999 senesinde düzenlenen Grammy Ödül Töreni'nde Allah'a olan inancını dile getirmiştir. Bunların yanısıra ünlü şarkıcı Sinéad O'Connor, "Allah bana yardım etti, bana sesimi... verdi" diyerek, sahip olduğu yeteneğin Allah'ın bir nimeti olduğunu belirtmiştir. Dünyanın en ünlü gitaristlerinden biri olan Carlos Santana da bir ödül töreninde sanatçılara hitaben yaptığı konuşmasında müzik kabiliyetinin Allah'ın verdiği bir yetenek olduğunu milyonlarca insana hatırlatmıştır.


Yukarıda amblemleri görülen Avrupa müzik ödülleri törenlerinde, Allah'a olan inancını dile getiren sanatçılar her geçen gün artıyor.

Bir başka dikkat çekici nokta da, hergün televizyonlarda onlarca kere yayınlanan bu şarkıcıların söyledikleri şarkıların sözleridir. Bu sözlerin birçoğunda Allah'a sığınma, Allah'a yalvarma, dua tarzında ifadeler vardır. Bu, çok önemli bir noktadır. Bu şarkıları ezberleyen, sürekli söyleyen her genç aslında Allah'a yalvardığının, Allah'ın ismini andığının farkındadır. Örneğin gençlerin oluşturduğu çok ünlü bir grup olan Boyz II Men, bir şarkılarında sadece Allah'a yalvararak, dua etmektedirler. Bu gençleri seven milyonlarca hayranı da onların Allah'a olan samimi yakınlıklarını kendilerine örnek almaktadır.

Bu şarkıcıların albüm kapakları dikkatlice incelendiğinde Allah'a olan yönelişleri burada da açıkça görülebilir. NSYNC, Backstreet Boys gibi özellikle genç şarkıcılardan oluşan grupların çıkardıkları son albümlerin kapakları çok önemli mesajlar içermektedir. Dünyada milyonlarca genç hayranı olan, her yıl onlarca ödül alan NSYNC grubunun en son çıkardığı "No Strings Attached" adlı albümlerinin kapağında yer alan teşekkür sözleri, özellikle gençlerin Allah'a yönelişinin en büyük delilidir. Bu gençlerden biri olan Chris Kirkpatrick'in Allah'a olan inancını yansıtan sözleri şöyledir:

"Beni koruduğu ve bana verdiği hediyeyle insanlara ulaşma fırsatı verdiği için Allah'a teşekkür ederim. Tüm bunları bana veren Sen'sin ve Sana sonsuz şükürler olsun."

YENİ BİNYILDA DÜNYA LİDERLERİ
ALLAH'A YÖNELİŞİN ÖNEMİNİ DİLE GETİRİYOR

Dünyanın önde gelen ülkelerinin liderleri seçim kampanyalarında, başkanlık törenlerinde, çeşitli demeçlerinde Allah'a yönelişin üzerinde durmuşlar ve her fırsatta Allah'ın ismini anmışlardır. Materyalist felsefenin bir ürünü olan inançsızlığın insanlığı savaş, açlık, zulüm, soykırım gibi felaketlere sürüklediğini farkeden bu liderler, artık halklarını Allah inancına ve maneviyata yönelmeye teşvik etmektedirler.

İlerleyen sayfalarda bu kişilerden bazılarının, dindar kimlikleri ile ilgili bilgilere ve kendi sözlerine yer verilmektedir.


BILL CLINTON, Eski ABD Başkanı

Bill Clinton'ın başkanlığı döneminde dine yöneliş yolunda büyük adımlar atıldı. Örneğin 1996 senesinde ABD tarihinde ilk kez Beyaz Saray'da Müslümanlara iftar yemeği verildi. Yine 1997 yılında Clinton'ın yayınladığı bir genelgeyle inanç hürriyeti konusunda büyük aşamalar kaydedildi. 3 Bu gelişmeleri takiben toplumun her alanında insanlar Allah'a olan yönelişlerini açıkça ilan ettiler. Politikacılar, ordu mensupları, bilimadamları, sanatçılar, sporcular kısaca toplumun her kesimi artık Allah'a olan inançlarını açıkça ilan etmektedirler. İşte eski Amerikan başkanı Bill Clinton'ın Allah'ı öven sözlerinden bazı örnekler:

Tarih: 12 Eylül 1998

Konu: Clinton'un Beyaz Saray'da verdiği kahvaltı daveti

"… Dün gece geç saate kadar bugün ne söylemem gerektiği ile ilgili düşünüp, dua ettim… İstediğim gibi bir insan olabilmek için Allah'ın yardımına ihtiyacım var… Bu ülkenin çocukları etkileyici bir şekilde dürüstlüğün önemli olup, bencilliğin yanlış olduğunu öğrenebilirler. Fakat Allah bizi değiştirebilir ve bizi zor anlarda güçlü kılar… Birkaç gün önce Florida'dayken Yahudi bir arkadaşım bana "Pişmanlığın Kapıları" adlı bir yakarış kitabı verdi. Size bu kitaptan bir bölüm okumak istiyorum… "Allah'ım bize duygusuzluktan hissiyata, düşüncesizlikten kararlılığa, kıskançlıktan hoşnutluğa, ilgisizlikten disipline, korkudan imana geçmemizde yardımcı ol. Bizi esirge, Allahım, bizi sana geri döndür."… Allah'a bana temiz bir kalp vermesi, ... imanımla yürümemi sağlaması için yalvarıyorum… Allah sizi korusun. 4

Tarih: 20 Aralık 1998

Konu: Ramazan Kutlaması

"ABD Başkanı Bill Clinton, İslam dinine hayran olduğunu soyledi..." 5

Tarih: 8 Ocak 2000

Konu: Ramazan Bayramı Kutlama Mesajı

"Oruç tutulan Ramazan ayı, sadece kutsal bir görev anlamına gelmekle kalmayıp, güçlü bir öğretidir ve İslam dininin dünyaya armağanıdır. Ramazan, Müslümanlar'ın yanısıra bütün insanlığa, acı ve yoksulluk çekenlere yardım etmemiz konusundaki yükümlülüğümüzü hatırlatır. Ramazan, daha iyi ve daha insanca bir dünya oluşturmamız için bize bir arada çalışmamız gerektiğini hatırlatır. Bütün inançların saygı gördüğü, ayrı inanç ve etnik kökenlerden gelen insanların birarada uyum içinde yaşayabildiği, farklılıklarımızdan güç ve neşe bulabildiğimiz bir dünyanın ortaya çıkmasını umuyoruz ve bunun için dua ediyoruz. Ortadoğu'da ve dünyanın diğer yerlerinde barışın hakim olacağı, insanların şiddetin gölgesinden kurtularak çocukları için daha iyi bir yaşam oluşturabileceği yeni bir ayın gelmesi için dua ediyoruz.' ' 6

Tarih: 12 Ocak 2000

Yer: Beyaz Saray

"ABD Başkanı Bill Clinton, Ramazan Bayramı'nın son gününde Beyaz Saray'da bir kutlama düzenleyerek İslam dinine övgüler yağdırdı... Clinton, törende yaptığı konuşmada, yeryüzündeki her dört kişiden birinin İslam dinine mensup olduğunu belirterek, "Dünyanın İslam dininden öğreneceği çok şey var" diye konuştu. İslamiyetin barıştan yana olduğunu söyleyen Clinton, Kuran'da bu yöndeki ayetlere de işaret ederek, "Bir ayette Allah'ın ulusları ve kabileleri birbirlerini küçümsemeleri için değil, tanımaları için yarattığı anlatılır. Bundan çok etkilendim" dedi. Başkan Clinton, kızı Chelsea'nin de lise yıllarında İslam tarihi üzerine ders aldığını ve bu çerçevede Kuran'ın birçok bölümünü okuduğunu söyledi. "Chelsea, akşam eve geldiğinde eşimle bana İslamiyete ilişkin bilgiler verir ve daha sonra soru sorup bizi sınardı." 7

Tarih: 27 Haziran 2000

Konu: Genom Projesinin Açıklanmasının Ardından Tüm Dünyaya Hitaben Yapılan Açıklama

"Başkan Clinton, genetik şifrenin çözümünü tarihin en büyük buluşlarından biri olarak tanımladı. Clinton, Beyaz Saray'da düzenlediği basın toplantısında "Allah'ın yaşamı yarattığı dili öğreniyoruz'' dedi. ... Clinton, "Allah'ın en kutsal armağanının ne kadar harika, güzel ve karmaşık olduğunu daha yakından anlıyoruz'' dedi. 8

Tarih: 28 Aralık 2000

Konu: Ramazan Bayramı Kutlaması

"Bütün Amerikan halkı adına, dünyadaki tüm Müslümanlar'ın Ramazan Bayramı'nı kutlamaktan onur duyuyorum. İster bu ülkede doğmuş, ister Afrika, Ortadoğu, Asya veya Avrupa'dan göç etmiş olsun, Müslümanlar Amerikan toplumunda giderek daha önemli bir unsur haline geliyor. İslam dininin ülkemizde büyümesinden dolayı bütün inançlara mensup Amerikan vatandaşları, Müslümanlar'ın oruç tuttuğu, dua ettiği ve kendilerini Kuran'ın öğretisine adadığı Ramazan ayının önemini daha iyi kavrıyor." 9

"Clinton, bu yıl Müslümanların Ramazan Bayramı, Hıristiyanların Noel'i ve Musevilerin Hanukah Bayramı'nın aynı zamana rastladığını belirterek, hem Kuran, hem İncil, hem de Tevrat'ın bütün inananlara komşularını sevmelerini ve başkalarına iyi davranmalarını emrettiğini, Kuran'ın ise, herkesin ortak bir insanlığı ve onuru paylaştığını anlattığını kaydetti." 10

Tarih: 19 Ocak 2001

Konu: Clinton'ın Başkanlığa Veda Konuşması

"... Allah sizi korusun, Allah Amerika'yı korusun" 11

Bill Clinton döneminde başkan yardımcısı olan ve 2000 senesi Amerikan Başkanlık Seçimlerinde başkan adayı olan Al Gore da, seçimle ilgili mahkemenin kararını açıklamasının ardından yaptığı konuşmasını şu sözlerle bitirmiştir;

"...Allah sizi ve ülkemizi korusun." 12


MADELEINE ALBRIGHT, Eski ABD Dışişleri Bakanı


Eski ABD Dışişleri Bakanı
Madeleine Albright

2001 yılında ilk kez ABD Dışişleri Bakanlığı'nın resmi internet sayfasında İslam Bölümü açıldı. Bu sayfada Eski Dışişleri Bakanı Madeleine Albright'ın İslam'ın Amerika'daki yükselişiyle ilgili yaptığı açıklamada çarpıcı bilgiler yer almaktadır:

"Geçen sene devletin internet sayfasında "Amerika'da İslam" başlıklı bir bölüm açılmasından memnuniyet duyuyorum. Bunun amacı herkesin İslam'ın Amerikan hayatındaki pozitif gücünü görmesini sağlamak..." 13


GEORGE W. BUSH, ABD Başkanı

Bill Clinton'ın ardından Amerikan Başkanı seçilen George W. Bush da 2000'li yıllarda Allah'a yönelişte büyük bir artış olacağını izleyeceği politikayla ortaya koymuştur. Başkan Bush, inanca yönelişte önemli bir adım olarak devlet okullarında evrim teorisinin okutulmasını eleştirmiş, gençlere verilecek ahlaki eğitimin önemi üzerinde durmuştur. 21. yüzyılın başındaki Amerikan başkanı George W. Bush'un Allah'a yönelmeye davet eden konuşmalarından bazı örnekler:

"… Ben her zaman "dindar" bir insandım. Kiliseye düzenli olarak giderdim. Fakat o haftasonu inancım yeni bir anlam kazandı… İsa'nın hayatını severek, hayatın imanın gücünü değiştirebileceğini anladım… Ayrıca duanın gücünü de anladım. Allah'ın yol göstermesi için dua ederim… İmanım bana dikkat ve bakış açısı veriyor. İnsanlığı öğretiyor… İnanç hayatımın önemli bir parçası. İnancımı yaşamamın önemli olduğuna inanıyorum. Bunu gösteriş olarak yapmıyorum. Amerika inanç özgürlüğünden dolayı harika bir ülke… Eğer tüm insani planların üstünde olan kutsal bir plana inanmasaydım yönetici olamazdım… İnancım bana yaşamın Allah'ın bir hediyesi olduğunu öğretiyor. Yaşam Allah tarafından verilmiştir ve Allah tarafından alınır…" 14

Tarih: 4 Ağustos 2000

Konu: George W. Bush'un Başkan Adayı Olarak Seçilmesinin Ardından Yaptığı Konuşma

Elimi İncil'in üstüne koyduğumda, sadece ülkemizin kanunlarını korumaya yemin etmekle kalmayıp, aynı zamanda seçildiğim makamın şeref ve saygınlığını da koruyacağıma yemin edeceğim. Bu nedenle Allah'ım bana yardımcı ol… Ben yakınlarımızı yargılamayı değil onları sevmeyi öğütleyen Allah'a inanıyorum… Allah bizi korusun. Allah Amerika'yı korusun. 15

Tarih: 20 Ocak 2001

Konu: Başkanlık Devir Töreni, Amerika'nın yeni başkanı George W. Bush başkanlık devir törenindeki konuşması aşağıdaki cümlelerle tamamlamıştır:

"... Ve bazı ihtiyaçlar ve yaralar öylesine derindir ki bunlar ancak bir akıl hocasına veya rahiplerin duasına cevap verirler. Kilise ve hayırseverlik, sinagog ve camiler toplumu insanlığa yöneltmektedirler ve bizim planlarımızda ve kanunlarımızda şerefli bir yere sahip olacaklardır... Allah sizi korusun, Allah Amerika'yı korusun."

Ayrıca bu törende iki ayrı papaz tarafından Allah'a yakarış dolu dualar edilmiştir. Tüm dünyanın canlı yayınla ekranlardan izlediği Amerikan Başkanlık Töreni'nde yapılan bu dualar, batıda Allah inancının artık yoğun bir şekilde yaşandığını gözler önüne sermiştir. Tüm davetlilerin ayakta dinlediği bu duaların içeriği şöyledir:

"Bize barış, öngörülü davranış ve tarafsızlık veren Yüce Allah'ım. Senin kutsal ismini anıyoruz. Bize iman, bağışlanma ve iyilik verdiğin için teşekkürler. Amaç yerine gururu seçtiğimiz, prensipler yerine popülerliği ve ahlak yerine materyalizmi seçmemizden dolayı bizi bağışla. Bizi tüm bunlardan ve diğer şeytani şeylerden koru, günahlarımızı bir daha hiç hatırlanmamak üzere bağışla. Allah'ım, merhametinden dolayı sana şükürler olsun. Sana, her çocuğun öğrenebileceği ve geride öğrenmemiş hiçbir çocuğun kalmayacağı bir imanı verdiğin için teşekkürler. Geride imanı olmayan hiçbir genç de kalmayacak. Tüm liderlerin birlikte oturup, fikir alışverişinde bulunabildiği için teşekkürler. Bu şekilde her Amerikalı'ya nimet veriyorsun. Eşitsizlik duvarlarının yıkılacağı, zenginle fakir arasındaki ayrılığın biteceği ve eğitimliyle eğitimsiz arasındaki çatışmanın sona ereceği inancını bize verdiğin için teşekkürler. Sana tüm yüreğimizle teşekkür ediyoruz. Merhametin üzerimizde olsun... Bu duamızı saygıyla sana sunuyoruz. Bu duamızı tüm amin diyenler için kabul et."

"... Allah en büyüktür ve en büyük zaferler onun elindedir. Onun büyüklüğü ve elindeki güçler sayesinde gökyüzündeki ve dünyadaki herşey onundur. O herşeyin sahibidir ve herşey ondan gelir. O herşeyin kurucusu ve yöneticisidir. Yüceltme gücü onun elindedir." 16

Başkan Bush'un seçimlerden önce Allah'a olan inancıyla ilgili yaptığı konuşmalardan bazı örnekler şöyledir:

"... Ben kimin cennete gideceğine Allah'ın karar vereceğine inanıyorum..." 17

"Cumhuriyetçi adaylar Bush'a en takdir ettiği politik liderin kim olduğunu sorduklarında şu cevabı verdi: "İsa, çünkü O, benim kalbimi değiştirdi... İnsan, kalbini ve hayatını İsa'ya yönelttiğinde ve İsa'yı kurtarıcı olarak kabul ettiğinde, bu kalbini değiştirir. Hayatınızı değiştirir. Ve işte bana olan da bu." 18

Tarih: 11 Ağustos 1999

İnternette yayınlanan bir makalede George W. Bush'un okullarda dini eğitimle ilgili düşünceleri şöyle belirtilmiştir:

Gorham'daki başkanlık kampanyası sırasında başkan adayı George W. Bush önemli bir konuşma yaptı. Bush, karakter eğitiminin hatta dini eğitimin Amerikan devlet okullarında daha geniş çaplı olması gerektiği yönünde görüşlerini belirtti. 19

5 Kasım 1999'da New York Post'ta başkanın görüşleriyle ilgili yazılanlar ise şöyledir:

"Sınıfta Allah'ı öğretmek... George W. Bush, okullar, çocuklara evrimin yanısıra dünyayı Allah'ın yarattığı şeklindeki İncil inancını da vermelidir. "Çocukların dünyanın nasıl oluşmuş olabileceği ile ilgili farklı yorumları öğrenmesi konusunda bir sorunum yok" şeklinde konuştu Bush... Yerel okullar müfredatlarında yaratılış ve evrime yer vermeliler." 20

29 Ekim 2000 New York Times'ta çıkan bir yazıda şu satırlar yeralmaktadır:

"Bay Bush... evrime inanmıyor." 21

Tarih: 30 Ocak 2001

Konu: Beyaz Saray'da "İnanç Temelli Toplum Girişimi" adı altında bir ofis oluşturulması

Başkan Bush, Amerika'da dini ve ahlaki eğitime verdiği önemi dini kuruluşlara yüksek miktarda özel fon ayrılması için başlattığı girişimle göstermektedir.

"Dün Kongre'ye bir öneri sunan Bush, Kilise ile devlet arasında işbirliği çağrısında bulundu. Dini kurumlara hükümet fonu aktarılmasını isteyen öneriye göre, Bush Beyaz Saray'da "İnanç Temelli Toplum Girişimi" adlı bir ofis kuracak. Bu ofis, federal hükümet ve dini kuruluşlar arasında işbirliği sağlayacak." 22

Tarih: 1 Şubat 2001

Konu: Ulusal Dua Kahvaltısı'nda Başkan Bush'un yaptığı konuşma

Başkan Bush, her yıl düzenlenen Ulusal Dua Kahvaltısı'nda inancının hayatının her yönünü etkilediğini ve derin dini inançlarını ortaya koymasının ulusun başkentine yeni bir anlayış getireceğini belirtti... Bush konuşmasında "geçmişimizin ne olduğu önemli değil, dua ederken, evrensel birşeyi paylaşıyoruz: Bizi yaratanla konuşma, O'nu dinleme ve O'nun bizim için neler planladığını bilme isteği... İnancım bana insanlara hizmet etmemnde yardımcı oluyor. İnanç insanlığı öğretir... İnanç aynı zamanda ülkemizin medeniyeti açısından da önemlidir... İnanç sadece birbirimize hoşgörülü davranmayı öğretmekle kalmaz aynı zamanda birbirimize saygı duymayı, değişik görüşleri dinlemeyi de öğretir..." 23

Tarih: 2 Kasım 1999

Konu: George W. Bush'un New Hampshire'da yaptığı "Eğitimin Doğru Hedefi" adlı konuşmasından bir bölüm

"Amerikan başkanı George W. Bush, 1999 senesinde yaptığı bir konuşmasında çocukların dini inançlarını yaşamaları konusunda özgür olduklarını ve dinin onlara çok şey kazandırdığı üzerinde durmuştur.

… Tüm çocuklarımız iyi çocuklar… Hemen hemen tamamı Allah'a inanıyor ve inançlarını yaşıyorlar… Dini grupların okul öncesi ve sonrası tanışma hakkı vardır. 24

Amerika'da durum böyleyken Batı'nın en büyük güçlerinden biri olan İngiltere'de de durum farklı değildir. Dindar kimliğiyle tanınan İngiltere Başbakanı Tony Blair ve İngiliz Kraliyet Ailesi'nden Prens Charles, Batı'da Allah'a olan yönelişin önemini çeşitli sözleriyle dile getirmişlerdir."


TONY BLAIR, İngiltere Başbakanı

Tarih: 11 Mart 2000

"İngiltere Başbakanı Tony Blair'in, Kuran-ı Kerim'i üç kez okuduğu bildirildi... Blair'in Kuran'ı son aylarda gittiği Portekiz'deki Noel tatili sırasında bir kez daha okuduğu ve daha sonra biraraya geldiği İngiltere'deki Müslüman gruplarla yaptığı sohbetler sırasında İslamiyet hakkındaki bilgileriyle bu kişileri çok etkilediği ifade ediliyor..." 25

Tarih: 30 Mart 2000

Blair, Muslim News adlı bir gazeteye verdiği röportajda..., İslam'ı, "barışçı, derin bir düşünce ürünü ve çok güzel bir dini inanç" olarak değerlendirdi... İngiltere Başbakanı Blair, gazeteye yaptığı açıklamaya şöyle devam etti: "Eğer Kur'an'ı okursanız, açıkça görebilirsiniz. Sevgi ve arkadaşlık kavramları, insanlığı yönlendiren duygulardır." 26

Tarih: 11 Ocak 2001

Konu: Müslüman toplumunun ileri gelenlerine verilen davet

Türk İşadamı Remzi Gür, İngiltere Başbakanı Tony Blair'in ... Müslüman toplumunun ileri gelenlerine Kur'an-ı Kerim'i okuduğunu, pek çok noktasından çok etkilenmekle beraber özellikle zekat anlayışına hayran olduğunu belirtti. Gür, Blair'in, "Bizim toplumumuz da Müslümanlığın, bölüşümü ve paylaşımı emreden zekat anlayışından örnek almalı. Unutulmamalı ki günümüz dünyasının zor koşulları ancak bu güçlüklerin paylaşılmasıyla yenilebilir'' cümleleriyle duygularını anlattığını söyledi. 27

Tarih: 12 Ocak 2001

Yer: Başbakanlık Konutu

Tony Blair, yemekte yaptığı konuşmada, "Ben Kuran okuyorum. Kuran çok güzel. Kuran'daki sosyal adalet, insan eşitliği, alçakgönüllülük gibi insani kavramların fazlalığı beni büyüledi. Artık İngiltere'de pek çok önemli görevlerde Müslümanların olması çok güzel" dedi. 28

Tony Blair ayrıca İngiltere'de yayınlanan Muslim News adlı gazetedeki röportajında İslam dini hakkındaki görüşlerini şu şekilde dile getirmiştir:

"İslam barışçı, derin anlamlar içeren, çok güzel bir inanç..." Tony Blair, iki Kuran'ı olduğunu ve mümkün olduğunca yanında taşıdığını belirtiyor. Bu alışkanlığı da Chelsea Clinton'dan edinmiş. Ayrıca İslam'a olan saygısını da şu sözleriyle dile getiriyor: "Kuran'dan ilham alıyorum. Eğer Kuran'ı okursanız, sevgi ve dostluk kavramının çok açık... olduğunu göreceksiniz. 29


PRENS CHARLES, İngiltere Prensi

1997 senesinin ilk aylarında Prens Charles, şu sözleriyle insanları Allah'a imana davet etmiştir:

"…Kontrolden çıkan modern materyalizm çağında Batı'nın İslam dininden öğreneceği çok şey olduğunu söyleyen Prens Charles, tahrip edilen masumiyetin ve kaybolan tevhidi kainat anlayışının İslam'ın katkısıyla yeni bir boyut kazanabileceğini açıklıyordu…" 30

Londra'nın batısındaki ilk resmi İslami okulu ziyaret eden Prens Charles, dinin topluma kazandırdıklarının çok önemli olduğuna dikkat çekmiştir:

"İslam dininin toplumumuza kazandırdığı değerleri takdir ediyor ve bundan memnunluk duyuyoruz."


HELMUT KOHL, Eski Almanya Başbakanı

Eski Almanya Başbakanı Helmut Kohl da, 1997 senesinde Avrupa Birliği'ne sunduğu bir mektubunda şu teklifte bulunmuştur:

"Başbakan Kohl, ileride hazırlanacak olan Avrupa Birliği anayasasına Allah'ın isminin yazılmasını istiyor. Alman anayasasında Allah'ın ismi anılıyor ve Bavaria'daki taraftarlar bunun Avrupa Birliği'ne de model olacağını umuyorlar. Kohl, bu hafta Harald Hässler'e yazdığı mektubunda, diğer Avrupa Birliği üyesi iki ülkenin de –İrlanda ve Yunanistan- anayasalarında Allah'ın isminin yazdığını belirtti... Kohl'ün teklifi dün, Hässler ve diğer taraftarlar tarafından içtenlikle karşılandı. "Bu kesinlikle çok hoş" dedi Avrupa Parlamentosu Hristiyan Sosyal Birliği üyesi. "Bence Helmut Kohl, Avrupa geleceğinin en büyük mimarıdır" 31

 

 

VICENTE FOX, Meksika Başbakanı

71 yıldır iktidarda bulunan Kurumsal Devrimci Parti'yi (PRI) yenilgiye uğratarak 1 Aralık 2000 tarihinde başkanlık koltuğuna oturan Katolik Vicente Fox, konuşmalarında devlet okullarında dini değerlere yönelinmesi gerektiğini vurgulamıştır. 32 Meksikalı bir resmi görevlinin "Berlin Duvarı'nın yıkılışı gibi" 33 dediği 2 Temmuz seçimlerini kazanan yeni başkanın dine yönelişin müjdecisi olması konusunda 8 Ocak 2001 tarihli Newsweek dergisinde şunlar yazılmıştır:

"... Piskopos José de Jesus Martinez Zepeda başkanlarıyla ilgili şu açıklamayı yapıyor: 'Başkan Fox ... önceki başkanlardan çok farklı. Başkan Clinton'ın hukuki problemleri olduğu dönemde eşi Hillary ve kızıyla birlikte kolkola kiliseden çıkarken çekilmiş resimlerinin birçok kere gazetelerde yayınlandığını gördüm. Uzun zamandan beri burada politikacılarla din konusu biraraya gelmezdi ve şimdi bir politikacı dini bir hareket yapıyor... Fox, seçim kampanyasını Virgin of Guadalupe bayrağının (dini bir sembol) önünde başlatmıştır. Burada homoseksüelliğin yanlış olduğuna inandığını söylemiş ve ... kiliselerin mesajlarını medya kanalıyla yaymalarına izin vereceğine ve yine kiliselerin, devlet sağlık merkezlerine, hapishanelere ve yetimhanelere ulaşması imkanı sağlayacağına dair söz vermiştir... Bir yüzyıldan beri Meksika'nın başına gelen en açık Katolik başkan olan Vicente Fox, başkanlığı kazandı ve dini özgürlüğün yayılması için çalışacağına dair söz verdi..." 34

Rabbiniz, sizin içinizdekini daha iyi bilir. Eğer siz salih olursanız, şüphesiz O da, (kendisine) yönelip dönenleri bağışlayıcıdır.
(İsra Suresi, 25)

1.Hürriyet Gazetesi, 27 Haziran 2000
2.http://dev.celebsites.com/denzelwashington/; Weekend Conversation with Denzel Washington, 12 Aralik 1999

3Ahmet Altun, Zaman Gazetesi, Dünya İslam'a Kosuyor, Fikir Platformu, 05.01.2000
4 http://www.telegraph.co.uk:80/et?ac=004209710555050&rtmo=
aC4JJKdJ&atmo=

rrrrrrrq&pg=/et/98/9/12/wcli512.html
5 Akşam Gazetesi 20 Aralık 1998
6 Hürriyet Gazetesi, 8 Ocak 2000
7 Milliyet Gazetesi, 12 Ocak 2000
8 Hürriyet Gazetesi, 27 Haziran 2000
9 Akşam Gazetesi, 29 Aralık 2000
10 Hürriyet Gazetesi, 28 Aralık 2000
11 http://www.cnn.com/2001/ALLPOLITICS/stories/01/18/clinton.farewell/index.html
12 http://www.mtv.com
13 http://usinfo.state.gov/usa/islam/s122000.htm
14 http://web1.tusco.net/ourlady/bush.htm
15 http://www.telegraph.co.uk:80/et?ac=004209710555050&rtmo=aC4JJKdJ&atmo=

rrrrrrrq&pg=/et/00/8/4/wrep504.html
16 CNN Türk Televizyonu, 20 Ocak 2001
17 http://www.georgebush2000.com/
18 http://www.geocities.com/CapitolHill/3750/religion.htm
19 http://christianity.about.com/religion/christianity/library/weekly/aa082100.htmrnk=r1&terms=

Bringing+God+Back+to+School
20 NewYork Post Gazetesi, 5 Kasım 1999
21 NewYork Times Gazetesi, 29 Ekim 2000
22 Sabah Gazetesi, 31 Ocak 2001
23 http://www.christianity.com/CC/article/1,1183,

PTID2546|CHID|CIID133310,00.html
24 http://www.georgewbush.com/News/speeches/110299_education.html
25 Hürriyet Gazetesi, 11 Mart 2000
26 Sabah Gazetesi, 30 Mart 2000
27 Hürriyet Gazetesi 11 Ocak 2001
28 Hürriyet Gazetesi, 12 Ocak 2001
29 The Islamic Bulletin, Vol. IX, no. 20, Ağustos 2000, s. 4
30 Aksiyon Dergisi, 31 Nisan - 5 Mayıs 1997
31 http://www.telegraph.co.uk:80/et?ac=004209710555050&rtmo=

gjYnNnGu&atmo=rrrrrrrq&pg =/et/98/1/31/wgod31.html
32 http://www.findarticles.com/cf_0/m1058/21_117/63904085/p2/article.jhtml?term
33 http://www.findarticles.com/m1058/21_117/63904085/p1/article.html
34 Newsweek Dergisi , 8 Ocak 2001, s. 50-51