DÜNYA NEREYE GİDİYOR

AHİR ZAMAN ALAMETLERİ

Ahir zaman alametleri ile ilgili Peygamber Efendimizin pek çok hadisi bulunmaktadır. Bu hadisler birçok büyük İslam aliminin kitaplarından bizlere nakledilmiştir. Bu bölümde söz konusu hadislerin günümüzle olan bağlantıları incelenecektir. Bunun yanısıra hadislerde, içinde bulunduğumuz dönemin ortam ve şartlarının açıkça tarif edildiği ve çok yakın geçmişte arka arkaya gerçekleşen bazı kritik olayların mucizevi bir biçimde haber verildikleri de gözler önüne serilecektir.

Şimdi hadislerde bildirilen ahir zaman alametlerini ana maddeler halinde inceleyelim.

1) Fitnelerin Çoğalması

2) Haramların Helal Sayılması

3) Dünyayı Karışıklık ve Kargaşanın Kaplaması

4) İran-Irak Savaşı

5 ) Afganistan'in İşgali

6) Fırat'ın Suyunun Kesilmesi

7) Ramazan'da Ay ve Güneş Tutulmaları

8) Kuyruklu Yıldızın Doğması

9) Kabe Baskını ve Kabe'de Kan Akıtılması

10) Doğu Tarafından Bir Ateşin Görülmesi

11) Büyük ve Hayret Verici Olayların Meydana Gelmesi

12) Güneşten Bir Alametin Belirmesi

1) FİTNELERİN ÇOĞALMASI

İnsanların yaşam şartlarının güçleştiği, Allah'ın ve dinin çeşitli şekillerde yalanlanarak insanların imanlarının zayıflatılmaya, yok edilmeye çalışıldığı şiddetli imtihan ortamları İslami kaynaklarda "fitne" ortamı olarak tanımlanır.

Yan sayfadaki hadis de ahir zamanda önce müminlerin imanlarının zayıflayacağı ve buna sebep olacak gelişmeler haber verjlmektedir.

Eğer kısaca özetleyecek olursak, ahir zaman ve Mehdi öncesi şu olaylar belirecektir:

1- ÖLÜM: Anarşi ve yaygın katliamlar neticesinde halkın can güvenliğinin kalmaması ve bunun meydana getirdiği tedirginlik ortamı.

2- AÇLIK: Hayat pahalılığı sebebiyle meydana gelen geçim sıkıntısı. Felaketler ve doğal afetler sonucunda kıtlıkların, açlığın artması.

3- FİTNELER: Haramların küçük-büyük herkesin arasında, alabildiğince yaygınlaşması ve teşvik görmesi. Her türlü ahlaksızlığın insanların gözleri önünde yapılması.

4- BİDATLERİN ORTAYA ÇIKMASI: Dinin aslında olmadığı halde sonradan ortaya çıkarılan adetlerin dinin esaslarıymış gibi kabul edilmesi.

5- DİNİ ANLATMA İMKANLARININ KAYBOLMASI: İyiliğin emredilmesi ve kötülüğün engellenmesi, kısacası tebliğ imkanının kaybolması ile meydana gelen boşluk.

Fitne ortamları sağlam imana sahip müminler için imanlarının, sabırlarının ve ahiretteki derecelerinin artmasına vesile olurken, zayıf ve yüzeysel imana sahip geniş kesimlerin imanlarını kaybetmelerine ya da imanlarının daha da zayıflamasına yol açar. İşte Mehdi bu tür bir fitne ortamının en yoğun ve şiddetli olarak yaşandığı bir dönemde ortaya çıkacaktır:

Kıyamet yaklaştığı zaman ve müminlerin kalbi; ölüm, açlık, fitneler, sünnetlerin kaybolması, bid'atlerin ortaya çıkması, emri bil maruf ve nehyi anıl münker (iyiliği emredip kötülükten menetme) imkanlarının kaybolması gibi sebeplerle zayıfladığı zaman benim evlatlarımdan Mehdi ile Cenab-ı Hak sünnetleri ihya eder. Onun adalet ve bereketi ile müminlerin kalbi ferahlar, Acem (Arap olmayan) ve Arap milletleri arasında ülfet ve muhabbet yerleşir.

(Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 66)

Başka hadislerde de ahir zamanda Mehdi'nin, her yere erişmiş çok yaygın bir fitne varken ortaya çıkacağı bildirilmektedir:

Mehdi, fitnelerin zuhur ettiği bir zaman aralığında gelecek.

(Mektubat-ı Rabbani, 2-258)

Mağrib'de (batıda) karışıklıklar, fitneler ve korku olacak. Açlık ve hayat pahalılığı alabildiğine yayılacak. Fitneler çoğalacak.

(Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahir Zaman Alametleri, s.440)

 



 

Hiçbir tarafın ondan mahfuz kalmayacağı bir fitne zuhur edecek, bu fitne kaldığı yerden hemen başka bir tarafa yayılacak ve bu durum bir münadinin semadan seslenerek: "Ey insanlar, emiriniz artık Mehdi'dir" demesine kadar devam edecektir.

(El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 23)

Hadislerde herkese ulaşacak, hızla yayılacak bir fitneden bahsedilmektedir. Yani herkesin haberdar olacağı, dine ve Allah'a karşı ortaya sürülen bir fitne insanların imanlarını hedef alacaktır. Günümüzde, Allah'ın varlığına ve dinin yaşanmasına karşı öne sürülen en geniş çaplı fikri akım materyalist felsefedir. Bu felsefenin kendisine dayanak aldığı sözde bilimsel temel ise "evrim teorisi"dir. Hiçbir bilimsel ve mantıksal delile dayanmadığı, tamamen akıl ve bilim dışı olduğu halde, güçlü propaganda, aldatmaca ve göz boyama yöntemleriyle bu safsata dünya çapında belirli materyalist odaklar tarafından kitlelere empoze edilmeye çalışılmaktadır.


Charles Darwin

Bugün evrim teorisinin gerek basın gerekse televizyon yoluyla hemen hemen girmediği hiçbir ev, bu teoriyi duymayan hiç kimse yok gibidir. Bu durum, bütün Batı dünyası için geçerli olduğu gibi Müslüman ülkeler için de geçerlidir. Öyle ki ders kitaplarına bile sokulmuş olan bu teori öne sürdüğü sayısız yalan ve göz boyamalarla daha çocuk yaşlardan itibaren insanlara telkin edilmekte; tesadüfler sonucunda meydana geldikleri, maymundan türedikleri gibi gülünç safsatalarla insanlar yanıltılmaktadır. İlkokullardan üniversitelere kadar gençlerin evrimci yalanlarla beyinleri yıkanmaktadır.

Burada dikkat çekici bir nokta daha vardır: Peygamberimiz (sav)'in hadisinde belirttiği gibi bir fitnenin dünyanın her yerine nüfuz etmesi ve hızla yayılması, ancak günümüzdeki gibi teknolojik imkanlarla (basın, yayın, internet, uydu iletişimi, vs...) gerçekleşebilir. Geçmişteki şartlarda bir fitnenin dünya çapında bu kadar geniş alana yayılma imkanı bulması mümkün değildir. Nitekim bugüne kadar Allah'ın varlığına, yaratılışa ve dine karşı savaş açmış, dünya çapında yaygın bir başka fitne daha geçmişte görülmemiştir. Tüm bunlar Mehdi'nin çıkış zamanının içinde yaşadığımız dönemde olacağına dair önemli işaretlerdir.Ancak şunu da hatırlatmalıyız ki, hadislerde Mehdi'nin gelmesiyle bu fitnenin sona ereceği de müjdelenmektedir.

2) HARAMLARIN HELAL SAYILMASI

Günümüzde fuhuş, kumar, içki, faiz, rüşvet gibi birçok fiil, haram olmalarına rağmen halkın büyük bir çoğunluğu tarafından ve giderek artan bir oranda işlenmektedir. Üstelik bu haramları işleyenler övülmekte ve teşvik edilmekte, işlemeyenler ise yerilmekte ve aşağılanmaktadırlar. Yapılan istatistikler ise bu konudaki sayının giderek arttığını göstermektedir. Son birkaç on yıl içinde son derece yaygın bir hale gelmiş bu sınır tanımayan, helali, haramı göz ardı eden, her türlü azgınlığı mubah sayan yaşam tarzı hadislerde tarif edilen ortamı çok açık bir şekilde yansıtmaktadır. Mehdi'nin çıkış habercisi olan bu karanlık ortam hadislerde şöyle tarif edilir:

Bir fitne görülür, bunu diğer fitneler takip eder… bundan sonra bütün haramların helal sayılacağı bir fitne gelir…

(Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 26)

 

Küfür her yanı istila edip hükmü cemiyet içinde aşikare işlenmedikçe Mehdi zuhur etmez. Bu vakitte vaki olan ise… küfrün istilasıdır. Onun kuvvetidir.

(Mektubat-ı Rabbani, 2-259)

 










 

Hz. Mehdi, bütün haramların helal sayıldığı büyük bir fitneden sonra çıkacaktır.

(El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 23)

 

3) DÜNYAYI KARIŞIKLIK VE KARGAŞANIN KAPLAMASI

Dünya hercü merc* içinde kaldığında, fitneler zuhur ettiğinde, yollar kesildiğinde, bazıları bazısına hücüm ettiğinde, büyük küçüğe merhamet etmediği, büyüğe vakarlı davranmadığında Allah, bu sırada onlardan adavetin kökünü kazıyarak dalalet kalelerini fethedecek ve evvelce benim ayakta tuttuğum gibi, ahir zamanında dini ayakta tutacak, önceden zulümle dolu olan dünyayı adaletle dolduracak birini (Mehdi) gönderecektir.

(Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s.12)

Herc-ü Merc: İnsanlar arasında meydana gelen fitne, fesat, darmadağınık, karmaşık, allak bullak ortam.


Yapılan bombardımanlar Kosova'daki binlerce Müslümanı evsiz bıraktı.


Bosna'da yıllarca süren savaş yüzbinlerce Müslümanın ölümüyle sonuçlanmıştır.

Önceki sayfadaki hadiste görüldüğü gibi, belirli bir yer tarif edilmeyip, karışıklığın dünyanın her tarafında yayılacağına işaret edilmektedir. Gerçekten de hadiste tarif edildiği şekilde, bugün dünyanın beş kıtasında büyük kargaşalar, savaşlar, katliamlar ve terör olayları devam etmektedir. Her gün yüzlerce insan sebepsiz yere öldürülmekte, yurtlarından çıkarılmaktadır. (Detaylı bilgi için Harun Yahya'nın " Hz. İsa'nın Geliş Alametleri " ve " Kıyamet Alametleri " isimli kitaplarına başvurabilirsiniz.)

 

4) İRAN-IRAK SAVAŞI

Ahir zamanda meydana gelecek önemli bir savaş hadiste şöyle haber verilir:

Şevval ayında ayaklanma Zilkade'de harb konuşmaları, Zilhicce'de ise harb vaki olacak.

(Kıyamet Alametleri, s. 166)

Hadiste belirtilen Şevval, Zilkade ve Zilhicce ayları İran-Irak savaşının gelişim aşamalarıyla aynı tarihlere denk gelmektedir:

Şevval ayında ayaklanma...

İran Şahı'na karşı olan ilk ayaklanma bilindiği gibi hadiste belirtilen 5 Şevval 1398 (8 Eylül 1976)'de olmuştur.

Zilkade'de harp konuşmaları ve Zilhicce'de ise harp vaki olacak...

Hicri 1400 Zilhicce (1980 Ekim) ayında İran-Irak arasındaki savaş tam anlamıyla başlamıştı.

Bir başka hadiste de bu savaşın ayrıntıları şöyle tarif edilir:

Faris yönünden gelecek olan bir kavimdir ki, şöyle diyecekler: "Ey Araplar! Siz fazla taassuba kaçtınız! Siz bunlara gereği gibi hak tanımazsanız, sizinle hiç kimse birlik kurmayacaktır... Bir gün, onlara ve bir gün de sizlere verilsin, ve karşılıklı sözler tutulsun..." Onlar Mutıka çıkacaklar, Müslümanlar oradan aşağı yazıya inecekler... Müşrikler öbür yandaki (Rakabe) denilen bir simsiyah olan nehrin kenarında duracaklar... Aralarında savaş olacak: Her iki ordudan, Allah, zaferi kaldıracak…

(Kıyamet Alametleri, s. 179)

 

 

- Faris yönünden gelecek olan:

İran tarafından gelecek olan

- Faris :

İran - İranlı (Büyük Lugat)

- Yazıya inecekler :

Ovalık-Irak Ovası

- Mutık :

Yöredeki bir dağın adı.

- Rakabe :

Petrol kuyularının çok olduğu bölgedir.

 

"Ey Araplar! Siz fazla taassuba kaçtınız! Siz bunlara gereği gibi hak tanımazsanız, sizinle hiç kimse birlik kurmayacaktır…"

 

Hadisin bu bölümünde iki taraf arasında, ırkçılıktan kaynaklanan bir anlaşmazlığın olacağına dikkat çekiliyor. Bu anlaşmazlık sebebiyle, "Yazı"ya (Yazı: Irak Ovası) inilecek ve savaş başlayacak.

Allah, her iki ordudan zaferi kaldıracak...

Bu hadisin de işaret ettiği gibi, İran-Irak Savaşı 8 yıl sürmüş ve binlerce kayıp verilmesine rağmen bir netice alınamamıştır. İki taraf da kesin bir üstünlük sağlayamamıştır.

5) AFGANİSTAN'IN İŞGALİ

Talikan'a yazık oldu.

Talikan'a (Afganistan'a) yazık oldu. Şüphesiz Allah Teala'nın orada altın ve gümüş olmayan hazineleri vardır. Orada Allah'ı hakkıyla bilen insanlar vardır. Onlar ahir zaman Mehdi'sinin yardımcılarıdır.

(Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 59)

 

Hadiste Afganistan'ın ahir zamanda işgal edileceğine işaret vardır. Gerçekten de Rusların Afganistan'ı işgali olan 1979 yılı Hicri 1400 yılına, diğer bir ifadeyle Hicri 14. yüzyılın başlangıcına denk gelmektedir.

Orada altın ve gümüş olmayan hazineleri vardır...

Rivayetin bu bölümünde de Afganistan'ın maddi zenginliklerine dikkat çekilmektedir. Bugün Afganistan'da çeşitli sebeplerle işletilmeye açılmamış büyük petrol yatakları, demir havzaları ve kömür madenleri tespit edilmiştir.

 

6) FIRAT'IN SUYUNUN KESİLMESİ

Fırat Nehri'nin suyunun kesilip durdurulması da Mehdi'nin çıkış alametlerindendir:

Resulullah: Fırat nehri altın bir dağ üzerinden açılmadıkça kıyamet kopmayacaktır. İnsanlar onun için harb edecek ve her yüz kişiden doksan dokuzu öldürülecek, onlardan her adam, keşke kurtulan ben olsaydım, diyecektir buyurmuşlar.

(Sahih-i Müslim, 11/320)

Diğer hadislerde bu olayın ayrıntılarıyla ilgili önemli bilgiler verilmektedir:

Fırat Nehri'nin suyu çekilerek altın hazinesini açıklaması zamanı yaklaşıyor. Her kim, o zaman orada bulunursa o hazineden bir şey almasın.

(Hadisi Buhari ve Müslim rivayet etmişlerdir. Riyazü's Salihin, 3/332)

Resulullah: Fırat'ın altın bir dağ üzerinden açılması yakındır. İmdi orada kim bulunursa, ondan birşey almasın! buyurdular.

(Sahih-i Müslim 11/320)

Resulullah şöyle buyurdu: Yakında Fırat Nehri altın hazinesini açığa çıkarır, kim buna hazır bulunursa, ondan bir şey almasın.

(Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 28)